Duruşma Arasında Nerede Çalışılır? Adliye ile Büro Arasındaki Gün
Sabah dokuz buçukta bir duruşma, öğleden sonra üçte bir başkası. Arada beş saat var ve günün iyi mi geçtiğini çoğu zaman bu beş saat belirliyor.
Adliyede bekleyen herkes o boşluğu tanır. Koridordaki banklar dolu, kantinde masa bulmak şansa kalmış. Cüppe çantası bir omuzda, laptop çantası öbüründe. Karşı tarafın dilekçesini telefondan okumaya çalışırsınız, şarj yüzde on beşe iner. Büroya dönmek de her zaman çözüm değil; gidiş, dönüş, tekrar adliyeye geliş derken arada kalan süre bazen masaya oturup bir işi bitirmeye yetmiyor. Hele büronuz yoksa ya da evden çalışıyorsanız soru daha da netleşiyor: bu saatlerde nerede çalışacağım?
Arada kalan saatler için bir masa
Coworking'in günlük kullanımı tam olarak bu boşluk için var. Duruşmadan çıkarsınız, prizi olan bir masaya oturursunuz, internete bağlanırsınız. UYAP'ta dosyayı açar, süre takibine göz atar, akşama kalacak işi öğlene çekersiniz. Öğleden sonraki duruşmaya döndüğünüzde elinizde bitmiş bir iş olur. Bir bilirkişi raporuna itiraz taslağı, bir ihtarname, müvekkile yazılacak uzun bir bilgilendirme e-postası; bunların hiçbiri koridorda, dizinizin üstünde düzgün yazılmıyor. Masa, priz ve sakin bir saat istiyor.
Ara saatler UETS kutusuna bakmak için de iyi bir zaman. 1 Ocak 2019'dan beri baroya kayıtlı avukatlar için elektronik tebligat zorunlu ve e-tebligat, adrese ulaştığı tarihten sonraki beşinci gün tebliğ edilmiş sayılıyor. Yani süre, siz koridorda beklerken de işliyor. Telefonda bir bildirim görmek bir şey; masada oturup tebliğ edilen kararı okumak, süreyi takviminize işlemek başka bir şey.
Haftanın birkaç günü adliyede, birkaç günü masa başında geçiyorsa aylık kullanım daha mantıklı hale geliyor. Her sabah “bugün nerede çalışacağım” diye düşünmemek başlı başına rahatlık. Bir de kahve meselesi var. Workhibrit'in çıkış noktası zaten kahveyle çalışmayı aynı yerde buluşturmak; dilekçenin ikinci sayfasına geçerken fincanın dolu olması küçük ama hissedilen bir şey.
Dilekçe, dosya ve sessiz bir köşe
Dilekçe yazmak dikkat ister. Cevap süresinin son günlerinde, karşı tarafın iddialarını tek tek ele alırken yan masadaki sohbet, çalan bir telefon, hepsi ipi koparabilir. Bu yüzden çalışma alanı seçerken sessiz bir köşe olup olmadığını sormak lüks değil, işin kendisi.
Gizlilik de işin öbür yüzü. Açık alanda çalışırken dosya fotokopilerini masada dağınık bırakmamak, ekranı karşıdan okunmayacak açıyla yerleştirmek, müvekkil adını yüksek sesle söylememek meslek alışkanlığının parçası. Ortak çalışma alanı bu alışkanlığın yerini tutmaz; yalnızca ona uygun bir zemin sunar.
Sonra kâğıt işi geliyor. Adliye dönüşü elinizde bir tutanak örneği, imzalatılacak bir vekâletname, müvekkile iletilecek bir evrak olabilir. Taramak, dosyaya eklenecek hale getirmek, e-postayla göndermek için yazıcıya ve tarayıcıya ihtiyacınız olur. Ortak alanlarda bu cihazlar genelde paylaşımlı kullanılır; kullanım koşullarını ilk gün sormak sonradan vakit kaybettirmez.
Bir alana karar vermeden önce şunlara bakmanızı öneririz:
- prizli bir masa ve kopmayan bir internet,
- telefon için çekilebilecek sessiz bir köşe,
- yazıcı ve tarayıcıya erişim,
- saatlik ayrılabilen kapalı bir oda.
Görüntülü görüşme ve müvekkil toplantısı
Görüntülü görüşmeler artık işin olağan parçası. Şehir dışındaki bir müvekkil, dosya hakkında fikrini almak istediğiniz bir meslektaş, belki karşı taraf vekiliyle bir ön görüşme. Bunları açık alanda yapmak, kulaklık taksanız bile doğru değil; sizin söyledikleriniz duyulur, karşınızdakinin gizliliği de sizin sorumluluğunuzdadır.
Burada toplantı odasını saatlik ayırmak işe yarıyor. Diyelim ki saat ikide bir müvekkil görüşmeniz var, hemen ardından yarım saatlik bir görüntülü görüşme. Bir saatlik bir rezervasyon ikisini de karşılar. Müvekkil “nereye geleyim” diye sorduğunda adres vermek ve onu kapısı kapanan bir odada karşılamak, kafede boş sandalye kollamaktan çok farklı bir izlenim bırakır.
Odalarımız 4, 8 ve 12 kişilik; saatlik ya da günlük ayrılabiliyor. Tek bir müvekkille görüşme için küçük oda yeter. Birden fazla tarafın ve vekillerinin katıldığı bir görüşmede daha büyüğüne ihtiyaç duyabilirsiniz. Odayı son dakikada değil, görüşme kesinleşir kesinleşmez ayırın. Duruşma saatleri kayabiliyor, sizin planınızın kaymaması için bu küçük alışkanlık yeterli.
Adapazarı'nda duruşma aralarını değerlendirecek bir masa arıyorsanız coworking sayfamızda günlük ve aylık kullanıma, kapalı görüşmeleriniz için de toplantı odası seçeneklerine bakabilirsiniz. Bir sabah duruşmadan çıkınca uğrayın, kahvenizi alıp masayı kendiniz deneyin.

